Guinea pig (Türkçede sıklıkla "gine domuzu" ya da "kobay" olarak da geçer) sahiplenmeye karar verdiyseniz, öğrenmeniz gereken ilk konu beslenmedir. Bu küçük kemirgenlerin sindirim sistemi sürekli çalışacak şekilde tasarlanmıştır; yani gün boyu bir şeyler kemirmeleri ve yemeleri normaldir. Ayrıca vücutları C vitaminini kendi başına üretemez, bu da menüyü diğer kafes hayvanlarından ayıran en önemli farktır. Doğru kurulmuş bir guinea pig beslenme düzeni, hem diş sağlığını hem de bağırsak hareketlerini yolunda tutar ve ileride karşılaşabileceğiniz birçok sağlık sorununun önüne geçer.
Günlük menünün yaklaşık dörtte üçünü kuru ot oluşturmalıdır. Kuru ot iki iş yapar: uzun lifleri bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar, kemirme hareketi ise sürekli uzayan dişleri aşındırır. Guinea piglerin dişleri hayat boyu uzadığı için ot tüketimi azaldığında diş aşınması bozulur ve hayvan yemeyi tamamen bırakabilecek kadar rahatsızlanır.
Otu yerde değil, ot filesinde ya da temiz bir kapta sunmak, idrar ve dışkıyla kirlenmesini azaltır. Küflü, tozlu veya nemli kokan otu asla kullanmayın; solunum yolu sorunlarına yol açar.
Guinea pigler C vitaminini depolayamadığı için her gün taze kaynaklardan almaları gerekir. Eksikliği; halsizlik, tüylerde matlık, eklem şişliği ve iştahsızlık şeklinde ortaya çıkar. Günde bir avuç dolusu (yaklaşık bir fincan) taze sebze, çoğu birey için yeterli bir miktardır.
Her gün güvenle verilebilecek sebzeler:
Haftada bir iki kez, küçük parçalar hâlinde verilebilecekler: brokoli, karnabahar yaprağı, ıspanak, domates (yeşil kısımları ve sapı ayıklanmış), havuç, çilek, elma dilimi, kavun. Meyveler şekerli olduğu için ödül niteliğindedir, öğün yerine geçmez.
Pelet, otun ve sebzelerin açığını kapatan destek besindir; ana besin değildir. Yetişkin bir guinea pig için günde 1-2 çorba kaşığı (yaklaşık 15-20 gram) yeterlidir. Fazlası kilo alımına ve ot tüketiminin düşmesine yol açar.
Bazı besinler sindirim sistemine doğrudan zarar verir ya da zehirlidir. Aşağıdaki listeyi kafesin yanına not olarak asmak, evdeki herkesin aynı kurallara uyması için işe yarar.
| Verilmemesi gereken | Neden |
|---|---|
| Süt, yoğurt, peynir, tereyağı | Laktozu sindiremezler |
| Ekmek, makarna, bisküvi, çikolata | Nişasta ve şeker bağırsak florasını bozar |
| Soğan, sarımsak, pırasa | Kan hücrelerine zarar verir |
| Patates, avokado, çekirdekli meyve çekirdekleri | Toksik bileşenler içerir |
| Ayçiçeği, kuruyemiş, tohum karışımları | Yağ oranı çok yüksek, boğulma riski |
| Biçilmiş bahçe çimi, gübreli/ilaçlı otlar | Fermantasyon ve kimyasal riski |
Temiz su her zaman erişilebilir olmalı ve günde bir kez tamamen değiştirilmelidir. Damlalıklı biberonlar pratiktir ancak ucu tıkanabildiği için her gün akıp akmadığını kontrol edin. Suya C vitamini damlatma yöntemi önerilmez; vitamin ışıkla hızla bozulur, suyun tadı değişir ve hayvan su içmeyi azaltabilir.
Yeni bir besini menüye eklerken tek seferde tek çeşit deneyin ve iki gün boyunca dışkıyı gözlemleyin. Yumuşama, şekil bozukluğu ya da iştah azalması varsa o besini geri çekin. Öğünleri sabah ve akşam olmak üzere ikiye bölmek, sebzelerin gün boyu tazeliğini korumasına yardımcı olur; artan taze yiyecekleri birkaç saat içinde kafesten alın.
Küçük kemirgenlerin bakımında beslenme, temizlik ve düzenli sağlık takibi birbirinden ayrılmaz. Kuru ot sınırsız, taze sebze günlük, pelet ölçülü ve su her zaman temiz — bu dört kural akılda kaldığı sürece geri kalanı zamanla oturur. Hayvanınızın kilosunu haftada bir mutfak terazisin